Sağlık

Kırmızı Yeşil Renk Körlüğü

Kırmızı Yeşil Renk Körlüğü, halk arasında en fazla görülen renk görme bozuklukları arasında yer almaktadır. Hayatımızda birden fazla renk mevcuttur ve bazılarımız bu renkleri aynı renkte görmez. Bunun sebebi ise kırmızı yeşil renk körlüğü olanlar normal bir göze sahip bireyler gibi görmek yerine bu renkleri kırmızı ya da yeşil olarak görür. Ancak bazı durumlarda renk körü olanlar bu durumun farkına varmadan hayatlarına normal bir şekilde devam etmektedir.

Dünya genelinde bulunan renk körlüklerinin tiplerinin hepsi aynıdır. Ancak belirtilere ve nedenlerine göre ayrılan renk görme eksiklikleri, tam renk körlüğü ya da kısmı renk körüğü olarak iki farklı grupta yer almaktadır. Bazı insanlarda renk algılama eksiklikleriyle dünyaya gelerek ömür boyu renk eksikliği gelişerek hayatlarına devam ederler. Bu durumu örneklendirerek açıklamak gerekirse bireyler renkleri tanımlama konusunda birden fazla zorluk çektiği yani renkleri ayırt edememe sonucuna göz hastalığı sorunu ismi de verilmektedir. Bunun yanı sıra hayatları boyunca bireylerde bulunan hastalıklar sonucunda aldıkları ilaçlar ya da optik siniri tetikleyen ve etkileyen bazı hastalıklarda doğrudan renk körlüğüne yol açabilmektedir. Bunlar arasında ilaçlar ya da bazı hastalıkların gözlerde bulunan optik sinirlere zarar vermesi sonucunda alkol zehirlenmesine yol açabilir. Ayrıca doğal yollarla yaşlanan bireylerin gözlerinde bulunan merceklerde bulanıklaşma ve beyinde oluşan değişikliklerde renklerin tam algılanması konusunda sinirleri zorlayarak renkleri algılamayı zorlaştıracaktır.

Kalıtsal olan renkleri algılama sorunu olan bireyler genellikle bu durumu yıllar sonra fark eder ve geçmiş dönemlerde renk körü olduklarını anlamadan hayatlarına devam eder. Bu durum ancak göz kontörlüne gittiği durumlarda anlaşılabilmektedir. Ancak bazı durumlarda ise renk bozukluğu olan bir birey bir renk durumuyla karşılaştığında diğer bireyin rengi farklı görmesi durumlarında ortaya çıkmaktadır. Yani görme bozukluğu olan bir birey sarı bir rengi mavi görürken diğer bir birey sarı olarak görüyorsa görme bozukluğu anlaşılabilmektedir. Ülkemizde özellikle birden fazla meslek renkleri kusursuz görme gücüne sahip bireyleri işe alır. Bazı durumlarda ise renk bozukluğu olanlar bu durumda işe alınmaz ve renk körlükleri hayatlarını zorlaştırabilir. Bu iş kolları arasında en fazla öne çıkan meslek grupları ise polisler, boyacılar, cilacı gibi iş kollarında çalışanların yanı sıra kimya laboratuvar, diş hekimleri ve raylı sistemler alanında çalışan grupları da yer almaktadır. Ayrıca en popüler mesleklerden biri olan tasarım ve moda alanında da görme bozukluğu olanlar çalışamaz. Bunların yanı sıra en popüler iş kolları arasında olan taşımacılık sektörünün yanı sıra deniz teknesi kullanmak isteyen ya da pilot olmak isteyenlerden de renk körlüğü testi yaptırılarak işe alımlar yapılmaktadır.

Renk Körlüğü Nedenleri Nelerdir?

İnsanların gözlerinde retina iki farklı duyu hücresinden oluşmaktadır. Bu duyular ise koniler ve çubuklardır. Çubuklar genel olarak karanlık ya da aydınlık arasında görmemize olanak sağlarken koniler ise renkleri ya da renkli görmeden sorumlu duyu organları olarak bilinmektedir. Renk körlüğü olmayan bireylerde üç farklı koni tipi bulunur ve bunların her bir tanesi belirli renk aralıklarından sorumludurlar.

  • L koniler kırmızı rengi
  • S koniler mavi rengi
  • M koniler yeşil rengi.

L uzun dalga boylarını S kısa dalga boylarını ve M ise orta dalga boyları anlamını taşımaktadır. Bireyin gözüğne giren ışığın dalga boyunda oluşturduğu konilerdeki renk pigmentlerini uyararak beyinde farklı renklerin olduğunu anımsatır. Bu konilerden herhangi bir tanesi doğru bir şekilde çalışmadığı ya da hiçbir şekilde çalışmadığı durumlarda ise renklerin algılanmasının bozulmasına, renk körlüğüne ya da renklerin bozuk görünmesine neden olabilmektedir. Ancak bilinmesi gereken en önemli konu ise bu konilerin sadece belirli bir parlaklık seviyesinde aktif olarak çalışabildiğidir. Bunu örneklendirmek gerekirse karanlık bir ortamda sadece aydınlık- karanlık kontrastından sorumlu olan koniler çalışmaktadır. Buna göre karanlık bir ortamda tüm giysiler birbirine benzer yani siyah olarak görünür.

Azalmış Renk Algılama Nedir?

Kişilerde anormal trikromatlık durumu mevcut ise yani renk algılama durumu mevcut ise tüm gerekli koniler bulunmaktadır. Ancak bu konilerin hassasiyetleri yok denecek kadar az seviyesinde olduğu için renkler daha az belirgin bir şekilde görüneceği için kişiler bu renkleri daha bulanık ya da karıştırarak görürler. Bu durumun en net örneği ise renk algılama sorunu bulunan bir birey trafikte kırmızı ışığı görme bozukluğu olmayan bireylere göre daha geç fark edebilme durumudur. Bu da kırmızının yandığı durumlarda normal bireyler kırmızıyı hemen algılarken renk bozukluğu olan bireyler karamsar olur ve kırmızının olduğunu daha geç algılar.

Kısmi Renk Körlüğü Nedir?

Bireylerde kısmi renk körlüğünün durumu mevcut ise renkleri algılama konusunda zorluk çekerken ihtiyaç duyulan duyu organlarının bazıları ya yoktur ya da var olsa bile çalışacak durumda değildir. Bu da görme bozuklukları olan bireyin bazı renkleri görse bile bazılarını göremez. Yani bir rengi tam manası ile görmesi mümkün değildir.

Tam Renk Körlüğü Nedir?

Tam renk körlüğü bulunan bireyler renkleri görür ancak mevcut renkler yerine o renklerin gri tonlarını gördüğü kalıtsal renk körlüğü olarak görür. Tam renk körlüğü kadın ve erkeklerde aynı oranda görüldüğü için erkek ya da kadın fark etmeksizin aynı seviyede renk körlüğü olma ihtimali bulunmaktadır. Tam renk körlüğü bulunan kişilerde görme özellikleri oldukça düşük seviyededir ve ışığa karşı oldukça hassas durumda olurlar. Tam renk körü olan bireylerde renk algılamak için kullanılan L, S ve M konilerinin hiçbiri çalışmaz. Bu duruma göre sadece gözlerinde bulunan karanlık ortamda görmelerinden sorumlu olan duyu organlarını kullanırlar. Zaten normal bireyler de karanlıkta renkleri ayırt edemediği için herkes gibi tüm renkleri siyah olarak görürler. BU nedenle tam renk körlüğü olan bireyler, 500 civarında bulunan farklı karanlık-parlak gradyanı görebilmektedir. Tam renk körlüğü ülkemizde kalıtsal olarak görülse de aynı zaman da travmatik bir beyin hasarı, aniden bir inme sonucunda ya da diğer beyinde oluşan hasarlardan kaynaklanan sebeplerden de meydana geldiği görülmektedir. Bu durumu en net olarak tanımlamak gerekirse, tam renk körlüğü bulunan bireyler genellikle doğum anından itibaren renk körü olarak doğarken bazı durumlarda beyinde meydana gelebilecek hasarlardan sonra tam renk görme bozukluğu ile karşı karşıya kalabildiğini açık bir şekilde ifade edebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu